Son Peygamber Çocuk Logo

Lütfen Bekleyiniz...

Zeyd bin Sabit 

Zeyd bin Sabit,  Kur’an’ı cem edip onu ezberlemenin yanı sıra, ayetlerini tefekkür etmeyi, anlamı hakkında uzun uzadıya düşünmeyi çok severdi. Birisi ona:


“Kur’an’ı yedi gün içinde okuyup bitirmeyi nasıl bulursunuz?” diye sorunca, adama:
“Güzel! Ancak ben bu süre içinde yarısını hatta onda birini okumayı tercih ederim. Niçin tercih ettiğimi soruyor musun? Bu şekilde okuyunca tefekkür ederim, üzerinde durarak anlamına vakıf olurum” dedi. (Muvatta, Kur’ân, 3.)

 

Enes bin Malik 

Enes bin Malik anlatıyor:

Allah Resûlü (asm) benimle şakalaşır, bana:
“Ey iki kulaklı!” derdi.  
Allah Resûlü (asm) topladığım bir bakladan dolayı bana “Ebu Hamza” lakabını verdi. (Tirmizî, Menânib, 45; İbn Hacer, İsabe, 277; Ebu Nu’aym, Marifetü’s-Sahabe.)

 

Hz. Üsame 

Hz. Âişe’nin anlattığı şu olay Üsâme’nin (ra) Efendimiz’e (asm) ne kadar yakın olduğunu açıkça gösterir:
Bir gün Üsâme, Allah Resûlü’nün (asm) yanına geldi. Düşmüştü. Başını kapının eşiğine ya da yanına çarpmış, yüzü kanıyordu. Allah Resûlü (asm) onu bu halde görünce:
“Ey Ebu Bekir’in kızı! Kalkıp çocuğun yüzündeki kanı sil!” buyurdu. Hemen kalktım, bir bezle yüzünü sildim. Çocuğum olmadığı için bir çocuğun yüzünün nasıl yıkandığını tam olarak bilmiyordum. Bunun için yüzünü Allah Resûlü’nün istediği gibi yıkayıp silemedim. Allah Resûlü (asm) bunu görünce yerinden sıçradı, Üsâme’yi yanına alıp yüzünü yıkadı. Onu öpüp sevdi.
Üsâme gitmeyip bizimle oturdu. Allah Resûlü (asm) Üsâme’nin yüzüne bakarak gülümsedi. Bana:
“Üsâme ne güzel kız çocuğu olurdu! O kız olsaydı, onu güzelce giydirir, süsler, sana verirdim.” buyurdu.